Türkiye Bisiklet Federasyonu
|
European Cyclists Federation
|
Gizlilik Politikası
|
İletişim
|
  
Izmir Bisiklet Dernegi
Ana Sayfa Aylık Tur Programı B İ S İ K L E T ? Bisiklet Eğitimleri Fotoğraflar Videolar Dernekten Haberler Sıfır ve 2.El Bisiklet Ürünleri
Size Uygun Bisiklet Seçimi
Kategori: B İ S İ K L E T ?, YazarlarEklenme Tarihi: Nis 1st, 2010Ekleyen:

Eğer yeni bir bisiklet almaya karar verdiyseniz, tüm donanım ve teknik özellikler, renk ve görüntünün ötesinde dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, alacağınız bisikletin sizin vücut ölçülerinize uyumlu olması olacaktır. Hatta öyle ki bisiklet seçerken en dikkat etmeniz gereken nokta budur: Doğru ölçülere sahip vücudunuza uygun bisikleti seçmek.

Ağır, hoşunuza gitmeyen renklerde üretilen bir bisiklete alışmak bir şekilde mümkün olabilir ancak vücudunuzun kesinlikle kabul edemeyeceği tek şey, sizin ölçülerinize uymayan bir bisiklet ve gövdesi olacaktır.

Seçeceğiniz bisiklet, ani duruşlarda, “en önemli uzuvlarınızı” koruyacak kadar bacak aranızda mesafe bırakacak şekilde tasarlanmış olmasının yanı sıra, oturuş halindeki sürüş alanınız, dizlerinizin gidona deyemeyeceği kadar geniş olmalıdır. Ayrıca ağırlığınızın sürüş esnasında bisiklet üzerinde eşit şekilde yayılmış olması, sizin, inişlerde gidon üzerinden öne fırlayacakmış gibi hissetmenizi önlerken, dik çıkışlarda, ön tekerin sürekli havalanmasına izin vermeyecek şekilde geride konuşlanmanıza da yardım edecektir.

Vücudunuza uyumsuz ölçülere sahip bir bisikletten gerekli verimi alamamanın yanı sıra, tahmin edemeyeceğiniz ölçüde rahatsız olma ihtimaliniz oldukça yüksektir. İşin daha da kötü yanı, özellikle ülkemizde, pek çoğumuz farklı modellerde ve ebatlarda bisikletlere binme şansını belki de hayat boyu yakalayama şansını bulamayacağız.

Bu durumda “hatalı bir seçim” sonucu edineceğiniz bisiklet nedeniyle çok uzun süre bisikletin rahatsız, tatsız, gereksiz bir alet olduğunu düşünmeye başlayacak, gerek kendinizi gerekse çevrenizdekileri bu şekilde düşündürerek, hayatta alacağınız en büyük zevklerden birinden, daha en baştan kendi hatanız (ya da bisiklet satıcınızın hatası sonucu) nedeniyle vazgeçmek zorunda kalacaksınız.

Bu yüzden gelin bu iş için biraz zaman ayırın ve doğru kadro seçimi için bilmeniz gerekenleri anlatacağımız bu yazımızı sonuna kadar okuma sabrını gösterin!

Aslında doğru kadro boyutunu bulabilmek için kullanılabilecek birbirinden farklı oldukça pek çok yöntem bulunmaktadır. Ancak biz çok fazla detaya girip bu yöntemlerin birbirine karışmasına neden olacak bir bilgi kirliliği yaratmaktansa burada bir basit ve bir de gelişkin iki ayrı yöntemi sizlere aktarmaya çalışacağız.

Söz konusu ikinci gelişkin yöntemde vücudunuz üzerinde bazı ölçümler yapmanız gerekecek dolayısıyla şimdiden yanınızda bir mezura bulundurmanızda fayda olabilir.

Yazıyı okumayı tamamladığınızda, bu gelişkin yöntem sayesinde ister kurulmuş, ister sadece bisiklet gövdesi (kadro) seçiminizde kullanabileceğiniz seviyede genel geçer bir ölçüm elde etme imkanı bulurken, basit yöntemimiz sayesinde de önemli bir alışveriş hatasını daha en baştan önleminizi sağlayacak temel ipuçlarını sizlere sunmuş olacağız.

KURULMUŞ BİR BİSİKLET NASIL SEÇİLMELİ?

Bisiklet Üzerindeki Mesafe:

Almayı planladığınız bisikleti, ayaktayken bacaklarınızın arasına alacak şekilde durun ve bisikleti, üst boru “apış aranıza” deyene kadar kaldırın. Temas noktasında, lastikler yerden en az 5 santim havada olmalıdır aksi taktirde, bisikletinizin üzerinden aniden atlamanız gerektiğinde, atlayışı kendinize zarar vermeden yapmanız neredeyse imkansız hale gelecektir.

Bu ölçü için “en üst seviye” diye bir şey söz konusu değildir, ancak üst boru ile apış aranız arasındaki, 12-13 cm civarındaki bir mesafenin (boşluk), oldukça yeterli olacağını söyleyebiliriz. Eğer aradaki mesafe bu ölçünün de üzerindeyse dikkat edilmesi gereken nokta, bisikletin üst borusunun sizin için yeterli uzunlukta (yeterli sürüş sahası bırakacak uzunlukta) olup olmadığı ve gidonun vücudunuza uygun “yükseklikler” içerisinde ayarlanabilmesi için yeterli payı sunan bir gövdeye (kadro) sahip olmasıdır!

Önemli Bir Nokta!

Örneğin üst boru ile apış aranızdaki uzaklık sadece 5 cm kadarsa, aynı ölçülere sahip “farklı marka” bisiklet modellerini denemekten sakın vazgeçmeyin! Aynı ölçülerdeki farklı bisiklet markalarına ait bisiklet gövdeleri aynı “apış arası mesafesi ölçüsüne” sahiptir gibi bir düşünce, pek çok bisiklete yeni başlayan potansiyel alıcının yanlış kararlar vermesine ya da mevcut seçenekleri yeterince inceleyememe sonucunu doğurabilmektedir.

Pek çok farklı bisiklet markası, gövde ölçümleri için farklı ölçüler kullanabilmektedir. Ayrıca, gövde tasarımı aşamasında, farklı eğimlerde üst borular kullanılırken, yerden ayna kolun takıldığı orta mile olan mesafe oldukça çeşitli yüksekliklerde olabilmektedir.

İşte tüm bu değişkenler, “apış arası mesafesi” ölçümünü temelden etkilemektedir.



Bisiklet üreticileri, gövde ölçüsünü belirlerken, birbirlerinden oldukça farklı yöntemler kullanabilmektedir. Ölçü alınırken, alt nokta her zaman, orta milin oturduğu kadro üzerindeki mil yuvasının tam ortası olurken, üst nokta firmadan firmaya değişmektedir. Genel olarak dünya üzerinde 3 farklı standart ölçü bulunmaktadır:

1- Orta milin ortasından sele borusunun en üst noktasına olan uzaklık (yine center to top) (Yukarıdaki resimde Size olarak belirtilen uzaklık)

2- Orta milin ortasından, üst borunun orta noktası ile sele borusuna yere paralel olarak çizilen hayali çizgiye olan uzunluk. (Center to center) (Yukarıdaki resimde S2 olarak belirtilen uzaklık)

3- Orta milin ortasından, üst borunun en üst noktası üzerinden geçen ve yere paralel çizilen hayali çizgiye olan uzaklık. (Center to top) (Yukarıdaki resimde S3 olarak belirtilen uzaklık)

Firmalar hangi ölçüyü kullanırlarsa kullansınlar, “apış arası mesafesi” üst borunun sahip olduğu eğime bire bir bağlı bir ölçü olmaya devam edecektir. Tabii bunun yanı sıra, bu ölçümü alırken bulunmuş olduğunuz zeminin yapısı ve eğimi de önem taşıyacaktır.

Düz bir zeminde, üst borusu eğimli bir bisiklet için, bisikleti apış aranıza alıp üzerinde konuşlandıktan sonra, selenin ucundan 4-5 cm ileride durarak bisikleti kaldırdığınızda sağlıklı ölçüyü elde etmeniz gerekmektedir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, amortisörlü ve amortisörsüz bisikletler arasındaki farktır. Örneğin ön amortisörlü bir bisikletin aynı modeli ya da aynı gövde üzerinde farklı amortisör seçenekleri kullanılmışsa, bisikletin ön tarafının yüksekliği birbirinden ve amortisörsüz bir bisikletten (amortisörsüze göre mutlaka daha yüksek) değişik olacaktır. Amortisörlerin sağlayacağı esneme paylarına bağlı olarak söz konusu farklar ortaya çıkmaktadır.

Bu durumda aynı model (aynı gövde) – farklı amortisörler için ayrı ayrı ölçüm yapmanızda fayda var!

Orta milin yerden yüksekliği de ayrı bir hadise. Bisikletten bisiklete değişen bu mesafe, özellikle arka amortisörlü bisikletlerde oldukça yüksek olabilmektedir. (darbeleri emmek için amortisör tam olarak kapandığında yeterli yükseklik sağlanabilsin diye tepe inişi bisikleti gövdeleri yerden daha yüksekte üretilirler.)



Eğer almayı düşündüğünüz bisikletin yukarıdakine benzer tanıtım broşüründe “apış arası mesafesi” (standover height) belirtilmemişse ve siz iç bacak boyu ölçünüzü bilmiyorsanız, doğru kararı verebilmek için bisikleti mutlaka ilk elden denemeli ve söz konusu ölçümü bizzat kendiniz yapmanız gerekir.

Umarız özellikle ülkemizde bulunan bisiklet üreticileri, çok önemli olduğunu bildikleri bu tür katalog bilgilerini müşterilerine sattıkları bisikletler ile birlikte bir gün sunarlar da bisiklet seçiminde insanların hatalı seçimler yapmalarını bir nebze olsun engelleyebilirler. Tabii bunun için öncelikle bir bilinçlendirme kampanyası başlatmak ve daha sonra mevcut bisiklet modellerini en azından küçük – orta – büyük boylarda üreterek sunmak gerekiyor!

Bisikletlerin renkleri, görüntüleri üzerinde oynama yapmak ve anlamlı anlamsız yerlere arka amortisör diye yay tutuşturmak yerine, bu tür bir bilinçlendirme kampanyasını geliştirip hayata geçirmeye enerji harcamak, bisiklet kültürünün ülkemizde yerleşmesi için çok daha yararlı olacaktır kanaatindeyiz.

Bir Diğer Önemli Not!

Eğer boyunuz oldukça kısaysa ve kendinize 5 cm ve üzerinde bir apış arası mesafesi sağlayacak bisikleti bulamıyorsanız, 26″ yerine 24″ tekerlekler kullanılan bisikletleri denemenizde fayda olabilir.

Diz – Gidon Mesafesi:

Dizinizin en anlamsız pedal çevirme hareketinde ve oturuş pozisyonunda dahi gidona değmeyeceğinden kesinlikle emin olun. Bunun için sele üzerine oturduktan sonra ayağınızı pedal üstüne koyarak ölçü alırken, ayakta pedal çevirirken ve mümkün olduğunca ileride duruş şekillerinde (örneğin ayakta yokuş çıkarken) pedal çevirirken farklı pozisyonlarda denemeler yapabilirsiniz.

Gidona Olan Mesafe ve Gidon Açısı:

Bisikleti sürün. Sürüş esnasında gidonu tutarken rahat bir konumda olup olmadığınıza karar vermeye çalışın. Elleriniz gidonda ya da gidon boynuzlarında iken (bar end), pedal çevirmeye başladığınızda dizlerinizin dirseklerinize deymediğinden emin olun! Gidon boğazının yükseltilip alçaltılabilmesi için yeterli mesafenin olup olmadığına dikkat edin. İleride gerektiği taktirde bu tür ayarların yapılması kaçınılmaz olabilir. Geri dönülemez bir hata yapmadan önce bu noktaya özellikle özen gösterin.

Pedal Çevirirken Tekerlek Uzaklığı:

Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus, pedallar yere paralelken ve siz sele üzerinde oturur halde ayaklarınız pedalların üzerinde iken, gidonu olabildiğince sağa sola çevirerek ayağınızın ucunun ön tekerleğe deyip deymediğine dikkat etmektir. Yavaş hızlarda ilerlerken çok teknik patikalarda özellikle bu husus önem kazanmaktadır. Genelde ayağınızın zaten ön tekerleğe deymemesi gerekmektedir ancak siz siz olun bu noktayı da kontrol etmeden son kararınızı vermemeye çalışın.

Kısaca özetlemek gerekirse gelin sırasıyla neler yaptık şöyle bir gözden geçirelim:

- Bisiklet üzerinde ayakta durarak apış arası mesafesinin 12-13 cm civarındaki ideal seviyede olmasına izin veren bir model seçtik.

- Bisikletin üzerine oturduğumuzda ağırlığımızın dengeli bir şekilde bisiklet üzerinde dağılmasına dikkat ederek ne kollara ne de geriye doğru fazla ağırlık bindirmeyecek şekilde bir bisiklet boyu seçmeye çalıştık.

- Sele ile gidon arasında bulunan ve sürücüye ayrılan mesafede, yeterince rahat olmamız gerektiğini öğrendik. Ne gidonu tutarken çok ileri uzanmamız gerektiğini ne de pedal çevirirken dizlerimizin dirseklerimize deymemesi gerektiğini vurguladık.

- Son olarak ani ve sert açılı dönüşlerde, pedal üzerinde ayaklarımızın uçlarının ön tekere kesinlikle deymemesi gerektiğini gördük.

Asgaride tüm bu detaylara dikkat ettiğimiz sürece hata yapma payımız oldukça azalacaktır. Ancak hala bu biraz kaba bir seçim oldu ben daha detaylı bir hesaplama istiyorum diyorsanız işte size vücut ölçülerinizden yola çıkarak doğru kadro boyu hesaplamanın daha gelişmiş bir yöntemi:

Öncelikle bu ölçümleri sağlıklı bir şekilde alabilmek için yardımcı bir ikinci kişiye ihtiyaç duyacaksınız.

Çok basit 3 temel ölçüm alarak çoğu insan için olabilecek en uyumlu kadro boyunu seçmek mümkündür. Tabii size özel bir kadro tasarlanıp inşa edilecekse bu ölçümlerin dışında bazı ek ölçümlere de ihtiyaç duyabilirsiniz ancak size birazdan anlatmaya çalışacağımız yöntem de kurulu hazır bir bisiklet seçerken hata yapma payınızı oldukça azaltacaktır.

1- İç Bacak Uzunluğunuzu Ölçün:

Ayaklarınız birbirinden 5-6 cm uzaklıkta tutarak ayakta durun. Bir cetveli mümkün olduğunca apış aranızda en üst noktaya getirerek yerden bu noktaya olan uzunluğu ölçüp not edin. İsterseniz bu konumdayken cetvelin üst noktasını duvarda kurşun kalemle işaretleyerek yerden mesafeyi daha rahat ve sağlıklı bir şekilde ölçebilirsiniz.

2- Yerden Köprücük Kemiklerine Olan Mesafeyi Ölçün:

Gırtlağınızın hemen altında boynun bittiği ve köprücük kemiklerinin bağlandığı noktadan, bir kalemi yere paralel tutacak şekilde duvarı işaretleyin ve yerden bu noktaya yüksekliği ölçün.

3- Kol Uzunluğunuzu Ölçün:

Kolunuzu yere 45 derece olacak şekilde bükmeden yana uzatın. Omzun kolla birleştiği noktadan (omzun gerisindeki çıkıntı olan nokta) elinizin, küçük parmak tarafında, bilekte birleştiği noktadaki çıkıntıya olan uzaklığı ölçün.


Yukarıdaki resimde kol uzunluğunu hesaplarken bahsedilen bölgeler detaylı olarak gösterilmiştir.

4- Kadro Boyunuzu Bulun:

İç bacak uzunluğunuzdan 34 – 42 cm arası (13.5’tan 16.5″e kadar) bir sayı çıkarın. Bulacağınız bu rakam orta milin orta noktasından yere paralel olarak şekillendirilmiş kadro üst borusunun üst noktasına olan uzunluğu ifade edecektir.

Eğer ilgilendiğiniz dağ bisikleti kadrosu çoğu bisiklette olduğu gibi aşağı doğru eğimli bir üst boruya sahipse, bu durumda daha kısa bir sele borusuna ihtiyaç duyacaksınız demektir. Eğimli bir üst boru durumu varsa, üst borunun tam orta noktasından sele borusu ve oturma borusu üzerinden geçecek yere paralel hayali bir çizgi çekerek, kesişen noktada sele borusu ya da oturma borusu bir kalemle işaretlenir ve orta milin ortasından bu kesişim noktasına olan uzaklık dikkate alınır.

İşte bu uzaklığın, iç bacak uzunluğunuzdan 34 ya da 42 sayıları çıkarıldıktan sonra elde edilen uzaklıktan daha kısa olması gerekmektedir. Ayrıca eğer bisikletinizin orta milinin (aynakol mili) yerden yüksekliği 29 cm (11.5″) den fazla ise, aşan uzunluk kadar farkı da sele borusu uzunluğu ile birlikte iç bacak uzunluğundan çıkartmak gerekmektedir!

Şimdi gelelim yeniden şu 34-42 rakamlarına. Bu iki rakam arasında ciddi bir aralık olduğunun siz de farkına varmışsınızdır sanırım. Hatta kardeşim tamam güzel dedin de hangisini çıkaracağız nasıl olacak bu iş dediğinizi duyar gibi olduk.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Genel olarak kısa boylu bisikletçiler, 34’e yakın rakamları iç bacak uzunluğundan çıkarırken, uzun boylu sürücüler hesaplamayı yaparken 42 rakamına yakın rakamlar ile çalışmalıdırlar. Ve unutulmamalıdır ki bu iki rakamın çıkarıldığında kalan rakam seçeceğiniz kadro boyundan çok uzak olmamalıdır. Birebir kadro boyu vermek aslında çok da doğru değil ve zaten birazdan bahsedeceğimiz üzere kadro boyutu kendi başına en önemli değişken olmamakla birlikte yanlış bir zeminde ince ayar yapmamanız için olmazsa olmaz koşul olmasının dışında çok önemli bazı değişkenler de doğru bisiklet seçiminde bizleri meşgul edecek.


Üst boru uzunluğu (bir sonraki adımımız) (B ile işaretli uzaklık) aslında sabit bir kadro boyu ölçüsünden çok daha önemlidir ve eğer örneğin vücudunuzun üst kısmı ve kollarınız nispeten kısa ise, gidonu yeterince yukarı çıkarabileceğiniz (gerekli ayarlamaları yapabileceğiniz) ve daha kısa bir üst boruya sahip, nispeten küçük bir kadro kullanmanız (yani kadro boyu aralığının alt noktalarına doğru kayıp 34 rakamına yakın sayıları kullanmanız yerinde olacaktır).

Unutmamanız gereken bir diğer nokta özellikle tam amortisörlü bisikletlerde bu hesaplamanın oldukça çetrefilli olabileceğidir.

Eğer yeterince rahat bir apış arası uzaklığı hedefliyorsanız, tavsiyemiz, 34’ten küçük bir sayıyı hesaplamanızda kullanmamanızdır!

Bu sayı mutlaka 5 cm’lik asgari apış arası uzaklığını size garanti edecek şekilde hesaplanmıştır. Önceden de belirttiğimiz üzere eğer bu ölçüme rağmen 5 cm’lik bir boşluk elde edemiyorsanız, 24″ tekerleklere uygun kadroları düşünmenizde fayda görüyoruz!

Önemli Not:

Bayan kadroları – kız kadrosu ya da benzeri özellik arz eden ve üst borusu çok farklı açılarda ve konumlarda tasarlanan kadrolara sahip bisikletlerde yukarıda açıklanan apış arası uzaklığı anlamsız hale gelecektir zira büyük oranda bir boşluk her halükarda bacaklarınızın arasında olacaktır. Bu tür bisikletlerde, gidona olan uzanma uzaklığı ve gidon yüksekliği başlıca değişkenler haline gelmektedir!

5- Üst Boru Uzunluğunu Bulmak:

Üst vücut uzunluğunuzu bulabilmek için öncelikle birinci adımda bulduğumuz, iç bacak uzunluğunu 2. adımda bulduğumuz yerden köprücük kemiklerine olan uzaklıktan çıkartmak gerekmektedir.

Bulacağınız bu uzunluğa, 3. adımda bulduğunuz kol uzunluğunuzu ekleyin ve bu toplamdan çıkan rakamı, 0.47 ila 0.5 arasındaki bir oranla çarpın:


-Eğer keyif için binen normal bir sürücü iseniz, 0.47 oranını kullanın.


-Eğer çok agresif sürüşten zevk alan ve ciddi spor olarak dağ bisikleti yapıyorsanız, 0.5 oranını kullanın.


-Yukarıda saydığımız iki gruba da mensup olmayan bir bisiklet meraklısıysanız aradaki bir oranı kullanmanız yeterli olacaktır.

Üst boru uzunluğu oturma borusu (seleyi tutan boru) orta noktasından, kadro başının üst boru ile birleştiği yerin orta noktasına çizilen yere paralel bir çizgi ölçülerek hesaplanır. Doğaldır ki bu uzaklık, eğimli üst boruya sahip bir kadroda, borunun kendi uzunluğu ile karşılaştırıldığında daha uzun olacaktır. Bu nedenle sadece üst borunun kendisini ölçmekle yetinmeyin. Unutmayın ki, bisiklet üzerindeki vücut konumunuz, sele üzerinde poponuzdan, ellerinizle uzandığınız gidon uzaklığına bağlı olarak değişecektir. Eğimli bir üst borunun kendisini ölçmek bu anlamda size hiçbir yarar sağlamayacaktır!

Önemli Not:
Tam amortisörlü bisikletlerin oturma boruları (seleyi tutan boru) kimi zaman geriye doğru eğimli olabilmektedir. Bu nedenle orta milden (aynakoldan) yukarı çekilen çizgi, böyle bir oturma borusunun önünden geçecek, kesişmeyecektir. Bu durumda selenizin tam ortasından, orta milin ortasına hayali bir çizgi varsayarak, bu çizgi ile kadro başı arasındaki uzaklığı hesaplamakta fayda vardır.


Gidon Boğazı Uzunluğunun Hesaplanması:

5. Adımda bulmuş olduğunuz, kol + üst vücut uzunluğunu, 0.10 ila 0.14 arasındaki bir oran ile çarparak gidon boğazı uzunluğunu (yukarıdaki resimde d ile işaretli olan uzaklık) hesaplayabilirsiniz. Yine aynı şekilde normal bir bisiklet sürücüsü 0.10 oranını kullanırken, bir dağ bisikleti yarışçısının 0.14 oranını kullanması yerinde olacaktır. Geri kalan çoğunluk ise aradaki bir oranı kullanabilir. Bu hesaplama başlangıç gidon boğazı uzunluğunu verecektir. En iyi uzunluğu bulabilmek için sele üzerinde iken rahat olduğunuz gidon boğazlarını deneyerek bulabilirsiniz.

Unutmayın ki ideal olmayan bir kadro boyuna sahip bisiklet ile bu ölçümü yapıyorsanız, gidon boğazı uzunluğunuz da ideal olmaktan uzak ölçülerde olmak zorunda kalabilir! Gerekli düzeltmeleri yapmak (kısa ya da uzun boy gidon boğazları denemek) bu durumda kaçınılmaz olacaktır. Tabii bu durum daha önce yanlış bir kadrolu bisiklet edinmiş okuyucularımız için geçerli. Yoksa yukarıda anlattığımız üzere hesaplanarak seçilen bir kadro boyu size böyle tatsız bir durum yaşatmayacaktır!

Aynakol Uzunluğunun Hesaplanması:

Çoğu dağ bisikleti 175 mm’lik ayna kollar ile tüketiciye sunulmaktadır ve bu uzunluk orta mil deliğinden, pedal miline olan uzaklığı ifade eder! 175 mm dışındaki ölçülerde ayna kolları genelde seri üretilmiş bir bisiklet üzerinde görmek zordur. Ancak uzun boylu bisikletçiler, 180 mm’lik ayna kollarda daha rahat olacaklardır. Tabii kısa boylular da 170 mm’liklerle.

Bu konuyla ilgili olarak önceki bültenlerimizde yer alan yazımıza da göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Sele ve Gidon’un Konumlarının Belirlenmesi:

Doğru boyuttaki kadronun seçimi doğru bisiklet seçiminde denklemin sadece bir bölümünü çözmeye yetmektedir. İyi bir apış arası aralığı dışında doğru bir kadroyu seçseniz dahi, eğer selenin oturma borusu üzerindeki konumu, yüksekliği, gidon yüksekliği ve gidona olan uzaklığınız doğru ayarlanmamışsa yine verimli sürüş ortamını sağlamanız şanslara kalacaktır. Peki bu durumda ne yapmamız gerekiyor?

Sele Yüksekliği:

Sele üzerine oturduğunuzda ve ayağınız pedal üzerinde, pedal dairesel hareketinin en alt noktasında bulunurken, dizinizi poponuzu oynatmadan sabitleyin. Bunun için bir arkadaşınızdan yardım isteyebilir, duvara dayanabilir ya da bisikletinizi takacağınız bir “kapalı alan antrenman aleti”nden faydalanabilirsiniz. Söz konusu konumda iken ayağınız yere paralel ya da topuğunuz, ayağınızın ön tarafına göre hafifçe daha yukarıda olabilir.

Ayağınızın tarak kemikleri noktası, pedal milinin üzerinde konuşlanmalıdır!

Tabii bu ölçümü yaparken, bisiklet kullanırken her zaman kullanacağınız ayakkabınızın ve çoraplarınızın da ayağınızda olmasına dikkat etmelisiniz!

Aynı konumu hesaplamanın bir diğer yolu da iç bacak uzunluğunu kullanmaktır. Bu uzunluğu 1.09 ile çarptığımızda bulunan uzunluk, pedala basıldığında, en düşük noktada pedal milinden, popomuz sele üzerinde iken, kalça kemiklerimizin (ischial tuberosities) seleye temas ettiği nokta arasındaki uzaklık olacaktır.

Her iki yöntemle bulacağınız sonuçlardan emin olmak istiyorsanız öncelikle sele üzerindeyken ve pedal çevirirken, poponuzun yukarı aşağı hareket etmediğinden emin olun. Böyle bir durum varsa, selenizi bu hareket kesilinceye kadar aşağı indirmelisiniz!

Bu iki hesaplama sonucunda ulaşılan doğru sele yüksekliğine (yukarıdaki resimde b ile işaretli olan uzaklık) ulaşmak için gerekli düzeltmeyi yapın. Unutmayın yukarıdaki iki hesaplama da hemen hemen aynı sonuca sizi ulaştıracaktır ancak çok teknik binişler ve daha çok iniş ağırlıklı bir sürüşten hoşlanıyorsanız, sele yüksekliğinin bulduğunuz “ideal” yüksekliğin biraz altında olmasında hiçbir sakınca yoktur.

Oturma Borusu Üzerinde Selenin Konumu:

Sele üzerine oturun ve ayaklarınızı pedalların üzerine koyun. Tarak kemikleriniz pedal milinin üzerinde sakın unutmayın!

Pedallarınızı yere paralel konuma getirin ve bir arkadaşınız, dizinizin önünden yere ucunda hafif bir ağırlık olan bir ip sarkıtsın. Bu ip pedal milinden yukarıya dik olarak çizilen çizgiye paralel, onu geçmeyecek şekilde ve en fazla 2 cm gerisinde olacak şekilde aşağı sarkıyor olmalıdır.

Selenizi oturma borusu üzerinde izin verdiği ölçüde öne arkaya oynatarak doğru konumu bulmaya çalışın. 2 cm gerisindeki bir konum yokuş çıkışlarda güçlü pedal vuruşları yapmanızı sağlarken pedal mili ile birebir örtüşen bir konum, akışkan ve en az enerji harcanarak pedal çevirimine izin verecektir.

Bu konumu sağladıktan sonra doğru sele yüksekliğinizi yeniden kontrol edin!

Gidon Yüksekliği Ayarı

Doğru gidon yüksekliği tayini için (yukarıdaki resimde “c” ile işaretli olan uzaklık) sele ve gidonun yere uzaklıklarını ölçüp, bulunan bu rakamların birbirilerine oranını kontrol etmek gerekir. Selenizin gidon’dan ne kadar yüksek olduğu, vücudunuzun genel esnekliğine, sürüş tarzınıza, genel vücut büyüklüğünüze ve tercih ettiğiniz sürüş şekline göre değişiklik gösterecektir.

-Sportif ve agresif kullanımdan hoşlanan sürücüler, XC Arazi Sürüşü yarışçıları, selelerinin gidondan en az 10 cm yüksekte olmasını tercih ederler.

-Kısa boylu ya da daha az sportif sürüşten hoşlananlar, nispeten daha az bir fark ile yetinebilirler.

-Tepe inişi ve 4X İkili Yarışları’ndan hoşlananlarda ise gidon genelde seleden daha yüksek olacaktır.

Dağ bisikletine yeni başlayan sürücüler, gidonlarının yüksekte olmasını yeğlerken, zaman içinde daha zorlu şartlara alışıp, tekniklerini geliştirdiklerinde selelerini yükselteceklerdir. Eğer bir başlama noktası arıyorsanız, 4 cm’lik bir gidon-sele yüksekliği farkı oldukça yeterli olacaktır.

Burada unutulmaması gereken bir nokta da gidon ne kadar yüksekteyse, yokuşlarda, bisikletin önünün o denli yerden kalkmaya meyilli olacağı ve daha çok rüzgar direnci ile karşılaşılacağınızdır. Gidon yüksekliğini farklı açılarda gidon boğazları kullanarak ayarlayabileceğiniz gibi, değişik gidon ve boğazları kullanarak da farklı kombinasyonlar yaratabilirsiniz.

Önemli bir diğer nokta da kadro başıyla entegre olarak gelen furş yataklarıyla, sınırlı ölçüde gidon yüksekliği ayarı yapılabileceğinin bilinmesi gerektiğidir. Bu durumda elinizdeki tek oynama değişkeni gidon boğazı açıları olacaktır.

Gidon Uzaklığının Ayarlanması:

Oturuş pozisyonunda gidona uzanış uzaklığı (yukarıdaki resimde a ile işaretli olan uzaklık) da sürücüden sürücüye oldukça önemli değişiklikler gösterir. Agresif sürücüler normal bisikletçilere göre daha çok uzandıkları bir pozisyonu tercih ederken, bu uzaklık tamamen kişiseldir. Önemli olan vücudun rahat bir konumda kendisini hissetmesidir. Ancak iyi bir başlangıç noktası olarak:
Sürüş esnasında pedallar yere paralel ve dirsekler hafif kırık eller gidonda iken, dirsekten aşağı sarkıtılan ucu ağırlıklı bir ipin yere dik olarak indiği noktanın, dizin 2-4 cm önünde olmasıdır.

Bu noktaya ulaşmak için gerekli düzeltmeyi yapmak için selenizi öne arkaya kaydırmak değil (bu durumda ideal pedal-diz düşey çizgisi kaybolur ve verimli pedal çevirişinden uzaklaşırsınız!) gidon boğazı uzunluğu ile oynamakta fayda vardır.

Ne yazık ki bu aralığın ölçümü için sihirli bir formül bulunmamakta. Kimileri gidon üzerinden bakıldığında, gidonun ön tekerlek haznesini göstermeyecek konumda olması gerektiğini söylerler ancak bu konum da dirseklerin kırıklığı, boynunuzu ne kadar büktüğünüz gibi çeşitli etmenlerden etkilenecektir.

Gidon Boynuzu Konumu Ayarı:

Performans sürücüleri gidon boynuzlarını yere paralel ya da en fazla 15 derece yukarıya dönük olacak şekilde ayarlarlar. Bu şekilde ayarlanmış boynuzlar, özellikle tırmanışlarda güçlü bir şekilde çekilip tam güç aktarımının pedallara iletilmesine yardımcı olur. Ayrıca yine bu konumdaki boynuzlar (bar-end) ileri doğru esnenebilecek, karşılaşılan hava direncinden mümkün olduğunca korunulacak konumların yakalanmasında önemli bir yardımcıdır.

Yeni başlayanlar ve az bisiklet kullanan sürücüler, boynuzları olabildiğince dik kullanmaya meyillidirler. Hatta ülkemizde 90 derece yukarıya dönük hatta geriye dönük boynuzlar da görülmektedir! Bunda amaç hiç şüphesiz gidonu daha yüksek bir konumda ve eğilmeden kontrol etmektir ancak bu çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek sağlıksız bir sürüş konumudur.

Eğer daha yukarıda bir gidon istiyorsanız, yüksek açılı gidon boğazları kullanmaya özen gösterin!

Doğru ve rahat gidon boynuzu ayarı için boynuzları gidona taktıktan sonra vidalarını hafif gevşek bırakın ve sele üzerinde sürerken boynuzları en rahat olduğunuz pozisyona getirerek belirleyin ve durun. Vidaları sıkıştırın.

İşte bisikletiniz için en doğru boynuz ayarını da böylece yapmış olduk.

Bu ayarlamadan sonra bu yazımızda anlatacağımız farklı bisiklet kadrosu seçim ve ayarlama tekniği kalmamış bulunuyor. Bu seçim ve ince ayarların her biri mutlaka farklı pek çok yoldan da sağlanabilirdi ancak yukarıda saydığımız adımları sırasıyla izlediğiniz takdirde, yanlış bir kadro ve bisiklet seçimi yapmayacağınıza emin olabilirsiniz.

Yorum Yapin “Size Uygun Bisiklet Seçimi”

  1. tolga çelik diyor ki:

    Çok yararlı ve ayrıntılı bilgiler paylaştığınız için teşekkür ederim. Araştırdığım konuydu ve benim için yararlı olacak.

  2. Murat KARACA diyor ki:

    Rica ederiz, yardımı dokundu ise ne mutlu.

    Selamlar.

  3. Hasan Hakan Koç diyor ki:

    Güzel bir yazı. Tebrikler

  4. Özay Güler diyor ki:

    emeğinize sağlık

  5. Cem Ergül diyor ki:

    Emeğinize sağlık .çok doyurucu profesyonel açıklamalar.

  6. Murat KARACA diyor ki:

    Rica ederiz Cem Bey,

    Selamlar.

Yorum Yap

B İ S İ K L E T ? - Yazarlar Kategorisindeki Diger Haberler

Son Yorumlar

Editörün Seçtikleri